25 Mayıs 2017 Perşembe

Melez Kitabı Hakkında

Yorum Yap


Kitabı ilk gördüğümde içeriğine karşı tereddütlü olsam da şimdi iyiki okumuşum diyorum! Yerli yazarlar fantastik kitaplar konusunda genelde fazlasıyla yabancı örneklere öykünüyorlar. Maalesef, Türk bir yazar da yazsa bu tür kitaplarda hep yabancı isim ve mekanlar seçiliyor. Ama Melez'de bu durum söz konusu değildi. Öncelikle ilk dikkatimi çeken karakterlerin Türk ve mekanların da tanıdık oluşuydu ki bence bu bir artıydı.

Konusundan biraz bahsedeyim. Ayça'nın takip edildiğini ve yaşadığı dünyanın bildiğinden farklı bir yüzü olduğunu anlamaya başlamasıyla hayatındaki sırrı keşfetmek için çıktığı yolculuğu anlatıyor kitap. Bu yolculukta rüyaları önemli bir rol oynuyor. Ama elbette bu ilk bölümlerde anlaşılmıyor. Kitabın ilk bölümlerinde Ayça'nın gördüğü rüyaların ardında bir gerçek payı var mı yoksa bunlar bir akıl hastalığından mı kaynaklanıyor anlaşılmıyor, bu da haliyle merak duymanıza sebep oluyor. Gördüğü rüyalar, sebebini anlayamasa da peşine düşen insanlar onu bir anda bir kovalamacanın içine soktuğunda kitabın temposu da yükseldi. Kitabın dili çok akıcıydı. Öyle ki yazarın ilk kitabı olduğunu anlamak kesinlikle mümkün değildi. Karakterlerden tabi ki en çok Ayça'yı sevdim. Tolga'ya da arada bir "Sen ne yapıyorsun Tolgaa!" diye bağırmak istedim.😂 Tolga beni hem çok şaşırttı hem de bazen sinirlendirdi. Kitap bitti ama ben hala Tolga'nın iyi mi kötü mü olduğunu anlayamadım😂

Ve kitap öyle bir yerde noktalandı ki sonrasında neler olacak diye şimdi merak içinde kaldım. Kesinlikle fantastik sevenlerin okuması gereken bir kitap👍

0 yorum:

Yorum Gönder