27 Mayıs 2018 Pazar

Zaman Algısı, İnsanoğlu Varoluşu, Yaradılışı ve Hazin Son

Bugün çok güzel bir video izledim ve o videoya uzun bir yorum girdim. Ayhan Tarakçı "Zaman Nedir" diye bir video çekmişti. Gayet güzel bir videoydu. Bende videoya tamamlayıcı nitelikte ek yorumlarda bulundum. İlk önce Ayhan beyin videosunu aşağı koyuyorum. Sonrasında benim videoya yazdığım yorumlarımı altından okuyabilirsiniz.


Birinci Yorumum:

Basit bir örnek vereyim. Aynaya baktığınız da geçmiş zamanı görürsünüz. Aynadaki görüntünüz ışığın size yansıttığı geçmiş zaman simülasyonudur. Örneğin aynadan ayrıldığınız da aynadaki görüntünüz de haliyle ışık devamlılığı kesildiğinden kaybolacaktır. Zamanda işte bu şekildedir. Zamanda geriye gidebilirsiniz ama sadece aynadaki görüntü gibi olayları görürsünüz. Örneğin dinazorların çağını ışık hızına çıkıp diğer galaksiden dünyaya baktığınız da (diyelim ki kuvvetli bir gözlem uydusu mevcut ve atmosferin içini görebiliyorsunuz) dinazorları izleyebilirsiniz ama bildiğimiz o zaman dilimine gitmiş olmuyorsunuz. Zaman maddenin çevresindeki etkilerine göre hızı azalır ve hızlanır. Bunu Celal Şengör hocadan da dinleyebilirsiniz. Fakat zamanı çözmek bana göre ruhu çözmekle gelebilir. Anne rahminde ruh cenine girdiğinde zaman olgusu o bebekte başlıyor ve ölüm anı geldiğinde zaman o birey için bitiyor. Peki milyarlarca bebek içerisinden ne oluyorda Ahmet'in oğlu olarak dünyaya geliyorsunuz, buna ne karar veriyor, Bir Çin'deki herhangi bir eyalette de doğabilirdiniz veya Afrika'daki bir kabile'de de. Bu terazi neye göre tartılıyor. Demem o dur ki bana göre zaman algısı veya bildiğimiz zaman ruh ve öncesi çözülerek açıklanabilir. İşte o an insan ömrünü başlatan faktöre bağlı ömür içindeki anlar silsilesinin cevabı ortaya çıkacaktır. Kolay gelsin. Beğeniler gelirse ikinci bir yorumum daha olacak. O daha sofistike :)))


İkinci Yorumum

Gökyüzünde izlediğiniz bütün galaksi ve yıldızlar aslında geçmiş zamandan gelmektedir. Evet, yeryüzünden çıplak gözle izlediğiniz yıldızlar geçmiş zamana ait ve şu an bir birey olarak ömrünüzün bulunduğu zaman dilimi içerisinde muhtemelen o yıldızların büyük bir çoğunluğu ölmüş, patlamış. bir pulsara veya bir karadeliğe dönüşmüşte olabilir. Örneğin bilim adamları insan oğlunun amacını ve varoluşun nasıl gerçekleştiğini araştırıyor. Bunun cevabını kesin bulmak teorik olarak şöyle mümkün. Yukarıdaki yorumumdaki gibi bilinen en eski insan kalıntısı yılı kadarıyla x zaman yılı uzaklığında dünyaya uzaktan bakılıp yani uzaydan gelişmiş bir gözlem uydusu ile bakıldığında insanın varoluşu rahatlıkla belki çözülebilir. Çünkü dünyadan gelen yansıma uzay boşluğuna ışık hızı ile ilerlemektedir. Bu sayede ayna örneği verdiğim gibi dünyanında aynadaki görüntüsüne bakabilirsiniz. İkincisi gelelim zaman kavramının bir diğer boyutuna. Evet birey için zaman. Örneğin bir hayvan için zaman bir insanoğlu için zaman ile aynı mı? veya bir bakteri için zaman gene bir insan oğlu ile aynı mı. İnsanoğlu için zaman bana göre (kendi öngörüm) sıralı anlar albümü. yani ömrümüzdeki cereyan eden tüm olaylar hepsi bir an ve hepsi var. :) Ne demek diyeceksiniz. Yani şu, bugün yaşadığınız yarın yaşayacağınız ve geçmişte yaşadığınız tüm olaylar aslında var. Bir fotoğraflar gibi. Burada sadece özgür irade ile bu anlardaki kartları değiştiriyorsunuz. Tanrı veya bu sistemi oluşturan varlık veya olgu sonrasını biliyor. İlahi dinlerde bunu görürsünüz. Biz insanoğlu olarak dünyaya gelme amacımız var ve bizden önce benim inandığım başka varlıklarda dünyadan önce veya dünyada hüküm sürdü, başamadılar ve azledildiler. Ama bu kesinlikle bildiğimiz formlardan değildi. Olsaydı fosillerini bulurduk veya izlerine raslardık. İnsanoğlu ile zaman arasında kuvvetli bir bağ var. Varoluş amacımızı, ruhu anlayabilirsek o an zamanıda anlarız ve ne yapmak istediğimizide.


Konudan Bağımsız Üçüncü Yorumum

Benim inandığım fikir insanoğlu bir beden olarak başka bir evrenden veya dünyadan gelmedi. İnsanoğlu bedeni bu dünyada oluşturuldu ve buranın biyolojisi ve kimyasına göre dizayn edildi. İnsan bedeni örneğin ay tozu zararlı ortaya çıktı ve eminim eğer ömrüm yeterse evrendeki tüm dünyaya benzeyen gezegenlerde dünya gibi yaşayamayacak. İnsan bedeni ile dünya bileşenleri iç içe. Örneğin neden insanoğlu dinazorların olduğu çağda ortaya çıkmadı veya ondan sonra ki dönemlerde. İnsanı oluşturan mühendisler veya rab (yaratan - Allah'tan bahsetmiyorum. Onun görev verdiği yetkili kişi) güneş sistemi içerisindeki bu genç yıldızı bilerek seçtiler. Yani insanlar, hayvanlar ve bitkiler tamamen bir birine bağlı. Kendi fikrime göre insanı yaratan her neyse insandan önce hayvanları ve bitkileri gene bu amaç doğrultusunda ekti ve günü geldiğinde hasatını yaptı. (dinazorlar sayesinde petrol var.) belki yaratık filmindeki gibi bu mühendisler bir gün hasat zamanı deyip ikinci dinazor vakası gibi bizi hasat yapmayacakları ne malum. :)) Aslında hasat var. İlahi günlerde duyduğunuz kıyamet günü. Başka dinlerde başka zaman. Bizi yaratan ne ise mutlaka bir gün gelip hasatını yapacak. İster bu kıyametle olsun ister dinazorlardaki gibi. Bu konu ile bağımsız bir yorum oldu. Bonus :))






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder